30 Ocak 2013 Çarşamba

içimdeki kızçe.

havalar ne kadar kapalı , soğuk ,gri, renksiz, telaşesiz ve neşesiz diyerek içimde mızmızlanıp duran bir kız cocugu var.. 
sınavların finallerin dertlerin yorgunlukların stresinden arınmış ve kendisine kocaman bir gün armağan etmiş bugun.
armağan bu ya düşünmesi yetermiş o yüzden havanın kapalı ve soğuk olması bile güzelmiş.. 
bir vakit içimdeki kızce terkedilmiş. kendisini dinlemiş. ve böyle havalarda  kendisi gibi  dinlenen bir kaç kere kestirmiş gözüne bugün izmitin sekasında... :)


 evet Kocaeli gri bir şehir:) kasvetli kimi zaman, genelde sıcagı soğuğu rüzgarı nemi epey dengesiz bir şehir:) mesai sehri bir yerde. sanayi de o biçim.  turistik olmadığı için ağlama potansiyeline sahibim kimi zaman. rusya gibi güneye inme aşkıyla geçiriyoruz kış aylarını :) alt resimde gördüğünüz deniz altı turistik mesela.. bir müze. ama o da gri işte :D of!



 bu minnacık sandala da aşık oldum <3  böyle de kibar bişey.

seka parkın sahiline vurmuş bu kayıklar tekneler sandallar böyle dinlenedursun ben bu gri havaya azcık yağlı boyalarla renk katayım dedim.. 
*
işte içimdeki kızce aslında burda devreye giriyormuş.
küçüklük hayallerimde..
ressam olucaktım ya ben hani sergilerim olucaktı soyut çalışıcaktım falan filan.. kafamda ressam şapkası en kırmızısından.. bob ross gibi fırca darbelerim şurda sevimli bir evim denizde yansımalrım sağ taraflarına gölge düşmüş karlı dağlarım ve tabiki iki fırcadarbesiyle bir köşeye kondurdugum yemyeşil çam ağaçlarım.. işte 2013 de dedim ki neden olmasın.. :) neden küçük kızı sevindirmeyeyim ki onun hayalleri gerçek olsun ve 21 yaşındaki bu kız huzurla dolsun ;)

iki arkadaş aldık tuvallerimizi yağlı boyalarımızı oturduk sekaparkın denize nazır basamaklarına..
hafif esen rüzgar e birazcık da soguk hava denizin dalgası derken ciğerlerimiz açıldı. o kadar iyi geldi ki o hava. kafamda ne proje ne teslim ne telaş ne dünya dertleri hiç birşey yoktu. 'bomboş bir zihin mutlu bir gelecek' sloganı ile tek derdim ellerimin üşümesi olsun dedim ve başladım boyamaya.. ellerim üşüyünce tabi haliyle sıcacık bir çay bardağı çizdim denize nazır bir pencerenin önünde :)
 işte o pencere de kocaelinin kavaklı sahilinde bir pencere. o cay bardağı da benim çay bardağım..
bu gün ne kadar gri ise o günde o kadar maviymiş kocaeli
fotografladığını resmeden bir egoiste dönüşmek istemem ama ilk çalışmalar biraz öyle olacak gibi gibi :) diğer çalışmalırım ise 'yanlız tekneler'den yana :)

işte böyle kendimce kendime ait bir gündü bugün güzeldi. çünkü bir kızceyi mutlu ettim. efendim o erdikçe muradına ben çıkıyorum kerevetine :)
***
 
dip fotografıma gelince tabi ki bu kadar çalıştım, çay çizmek renk bulmak için uğraştım ama baktım ellerim ısınmıyor hemen koştum marina kafeye aldım fincan çayımı elime :) 

 
içimi ısıttım ellerimi ısıttım yüreğimi ısıttım. sıcacık bir kış gününden,

 esenlikler dilerim efendim...



3 yorum:

  1. Allahııım bu nasıl bir yazı, bunlar nasıl fotoğraflar. Olduğum yerde tepiniyorum ressmen orada olmak için neler vermezdim şuan :)) inanılmaz huzurlu..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. çok çok teşekkür ederim :)bir yoruma ancak bu kadar sevinebilirdim:):)
      kocaeli seka parkına da beklerim :):)

      Sil
  2. merhaba :)
    bende mimin var cevaplarsan mutlu olurum.

    sevgiler .. ♥

    http://yasamumuduu.blogspot.com/

    YanıtlaSil

bebeklerim için ''iyi ki''lerim.. #vol1

    başlık sanki biraz romantik oldu ama konu aslında pek öyle sayılmaz :) bebeklerim zaten benim         iyikilerim de ben burada onlar...