23 Nisan 2013 Salı

benim 23 nisanım! neş'e dolu bir insanım! :p


23 nisan müsamerelerinde çoçukları orda burda kovalayıp köşe bucak kıstırıp yanaklarını mıncırıp gözlerinden öpmeye başladığıma göre artık bende büyüdüm demektir :)  
ama hala o kostumlere o oyunlara o siirlere o heyecana özenmiyor değilim hem özeniyorum hemde özlüyorummm:)


bizim neslimiz bu kadar şanslı degildi:(  mesela havalar o kadar kötü gitti ama bugün güneşli:) bizim zamanımızda hep güneşli giderdi o gün yagmur yağardı,, bahceden kacardık tıklım tıkış konferans salonuna :( annemleri de göremezdim o kalabalıkta.

bi ara babamı görüp pozumu vermişim ama evet :)

asla şiir okuyamazdım mesela :) çünkü anaokulundayken tiyatrodaki repliklerimi unuturum dye cok korkmustum ama oyunu başarıyla atlattıp sıra benim şiir okuma sırama geldiğinde bütün şiiri unutmuştum =( koskaca kültür merkezinin sahnesinde ben sağ tarafımda sunucu bir amcamız (neden o sundu hala anlamıyorum)  önümde birsürü insan kameralar fotograf makinaları :O ellerimi birbirine kavusturdum ve başladım şiirime... bir küçük karınca tırmanıyorduuu yağmur yağdıı aşağıya kaydııı..
bu kadar bugünde bu kadarını hatırlıyorum bundan 15 yıl öncede bu kadarını hatırlayabildim :D kalakalmıştım sahnede :D sunucu amcam o kadar yardım etti ama banamısın demedim:) 
baya baya unutmuştum şiirimi. işte o sunucu amcam ve ben <3


birde cayda çıra oynamıştık ayy =) provalarda benim elimde kitap olurdu kına tepsisi yerine rahat rahat döndürürdüm şişko gelinin  başında =D ama programda resmen gercek kına tepsisi yapmışlar az kalsın düşürecektim birde :/ yazık değilmi el kadar çocuğa :o

bir de sen gelin olcaksın ben gelin olacagım kavgası çıkmış bizim kızların arasında :D ben o zamanlar depresyondaydım bir ''kardeşim'' olmuştu! daha büyük dertlerim vardı yani kızlar :(  o yüzden okulumu bile bırakmışım . ki bu kavgalardan haberim yoktu. ama o tombikkız çok ağladığı için hocalar ona vermiş gelin rolünü dedikodusu hala daha anaokulu arkadaslarımla görüştükce aramızda döner :D sanki ne! .  oturdu durdu orda . sen misin çirkeflik yapan öyle otur işte . biz oynadık valla :) atabarı bile yaptık hah! ! :D

  

 
işte insan yaşlanınca haliyle eski anılara dalıp gidiyor =)  şimdi ben bu postu hazırlarken mahallemde ki çocuklar da müsamerelerinden yeni döndüler kostumlerini çıkartmamak için savaş veriyorlar anneleriyle :D ay pişeceksiniz yavrum o naylonların içinde :)
işte onlardan biri de benim efem:) kuzenimcanımciğerim


bir postun daha sonuda gelmişken momijilere duyduğum deli sevgimden de bahsedeyim :) hala kendi momijim yok bu resimdeki işte ben anaokulundayken hayatımı zindana ceviren kıskanclıktan okul bıraktıran anamı babamı paylaştığım  kardeşimin momijisi!!! o da benimle bunu paylaşıyor sağolsun:) ya hep benim begendiğim momijiler anında tükeniveriyor bir daha ki ayı beklemekten gına geldi. bende kendi capında bir koleksiyonerim:) silgi ve bardak altlığı koleksiyonum var <3 ama bir   gün bende  gercek bir momiji koleksiyoncusu olacagım :D 

ne çok konuştum :) 
23 nisan! neşe doluyor insan :)
 umarım birgün kendi çocugumunda 23 nisan siirini okurken unuttuguna şahit olurum da şen kahkalarla alkışlarım onu <3

 atamızın bize armağanı ulusal egemenlik ve çocuk bayramımız kutlu olsun!


 esenlikler mutlu bayramlar dilerim efendim,,

11 Nisan 2013 Perşembe

ödevini yapmış bir kızın hikayesi

ne çok çalıştık :D vizeler de geldi çattı. herkes bilir vizeleri atlattık mı finaller gelir bi bakarsın okul biter. umarım da öyle olur.)
genelde mimarlık içmimarlık gibi bölümlerde okulda kalmak okulda sabahlamak pek meşhurdur. hiç kalmadım ama birinci sınıfta gecelere kadar okulda kalmışlığımız vardı. gelmişiz 4. sınfa :9 yıllar sonra ilk kez uzun bir müddet okulda vakit geçirdik. çalıştık daha doğrusu <3 büyük bir keyifle :9

bu teslim için Lautrec  in tablolarını cam üstünde çalıştık. mekanlarda ki derinliği verdikk. tabi ben bitiremedim fırça darbelermden yoruldum ve devam etmek üzre yarıda bıraktım.

bu alttakilerde benim arkada dedikodu yapan beyfendilerim:)

 bu da camların peşi sıra dizilmiş hali. en arkayada mekanı oturtabilirsem benden alası yok:)

işin içinde renkler boyalar fırçalar olduğunda değmeyin keyfime.) konusu gelmişken buraya da yazayım 'ben büyüyünce ressam olacagım'' :) rabbimden dileğim.
çünkü ben can sıkıntısına sulu boya yapan resim çizen karalayan bir kızım. bir çoklarımız gibi.
ama hani yaglı boya tablolarımız bir konuda süre gelen sergilik çalışmalarımız olsa fena olmazmıydı :) 

birde şu var ki işin en  korktugum yanlarından biriydi at çizmekkk üstüne gittim. ajandama da not düştüm evet : 
'at  çizmek pek zor imş a dostlar'

bir de bu ara ben hayatımda yapmadığım kadar bahar temizliği yaptım . elimi nereye atsam bir anı bir hatıra. e yenileniyordum da hani. seviyorum ediyorum ama bazen bu hain kalemler insanın çok canını yakabiliyor. anılardan hatiralardan çıkarıp böyle temizlemek gerekebiliyor.
allah bilir ne gereksiz kalemler boyalar vardır şu yığının içinde :D 
 
 
işte tertip işte düzen hanımlar :) bu markerlar benim sahip oldugum bütün malvarlığımdır. bana birşey olursa vasiyetimdir ki....  aman zaten uçuveriyorlar.


 işte bugun de biraz böyleydi..

sona gelmişken dip fotografımı da ekleyeyim : bu eserimin  ismi de 'fal bakan kızçeler' olsun  :
büşra&elif



 efendim esenlikler ve bol bol bayalı günler dilerim..

6 Nisan 2013 Cumartesi

ne güzel güldün o akşam banaa..

 başiskele kocaeli sahilinden bildiriyorum. bazen yürüyüş yapıyorum sahil cizgisince. bazen ufak tefek şeyler almak için markete uğruyorum arabayla yolu uzatıp sahili turluyorum yine.. bazen okuldan dönüyorum otobüsten inince bi gidiyorum denizin yanına. sabahları şöyle bir bakıyorum uzaktan. sahil mutlu ben mutlu.
kendimce bir şey buluyorum illaki. şu sarılı tekne gibi.

insanın canı sıkılınca kaçacagı yerler olması bir nimet. bazen çikolata çözemiyor maalesef herşeyi. etrafında hayattan umutlu ve mutlu insanlar görmek istiyor. ve takıyor kulaklıgını kulagına açıyor en sevdiği müzikleri kaçıyor deniz kenarına. neler mi var burda:
 bircoğu spor yapan teyzeler :D
ne dedikodular ne dedikodular. aralarında konusulmayan sey kalmıyor. hızlı yürüyeceğiz teleşından hızlı hızlı konuşuyorlar birde. malum asıl kalori çenede:) bense sustukça arkada kalanlardanım.
 

 birde bisikletleriyle fink atan çiftler var :) allahım gerçekten çok seviyorum onları. evlendiğimde evime alacagım ilk iki şeyden biridir:) birisi oturma odama konu ile alakasız iki farklı berjer. ki bunlar insanları arkasına alıp birbirine dönük duran berjerler.. evet tıpkı carl & ellie nin ki gibi <3 :)
ikincisi ise bir çift bisiklet:) çok bisiklet sürebilen bir insan değilimdir ama seviyorum elde değil:) çeyizimin baş kahramanları bunlardı işte efendim:)

 ve bahar :) ne güzel gülüşün var. kokun hiçbirşeye benzemiyor. senin gibi hissettiğim günleri özlüyorum. içimde açan çiçekleri.  ( ve nisan. sen ayların en güzeli miydin.
  hiç tanışmasamıydık seninle.
 keşkeleri biriktirdim cebimde.
ve papatyaları seveyim ben bundan böyle
şu nisan ı da bir atlatayım
kendine gelecek yabana atılmış yüreğim.
evet fallardan yana küskünüm
ve papatyalardan yana sevmiyor'lar )


çok güzel çiçek toplarım hiç affetmem. :D yok efendim çiçek dalında güzelmiş yok efendim kıyılmazmıs. zaten iki gün sonra soluyorlar. bananeymiş :P bahar gelmiş şunun şurasında üç gün bişey. göz açıp kapayıncaya kadar bitecek. topayabildgim kadar çiçek toplarım efendiler! :D
 sizde topayın gidin toprağa dokunun sevin okşayın yolun koparın
bizde pikniğe gidelim. ben yine havalara güvenemeyip telaffuzunda zorlandığım şemsiyemi alayım yanıma. elimde eskilerden kalma bir adıyok dergisi ve tozlu papuçlarım.

 ***

efendim giderkende dip fotograf olarak yine sahilde serseri gibi gezindiğim son ses müzikle kafa salladıgım günlerden birgün,, ( :P)  yeni çıkan magnumu sırf pembe diye hemen denedim
pek beğenemedim heryere de yazdım meyveli yoğurt diye:9
 pembesine güvenmeyelim.


esenlikler,, esen baharlar dilerim.

bebeklerim için ''iyi ki''lerim.. #vol1

    başlık sanki biraz romantik oldu ama konu aslında pek öyle sayılmaz :) bebeklerim zaten benim         iyikilerim de ben burada onlar...