22 Haziran 2014 Pazar

bir nişan makası'nın merhaba 'sı


merhaba merhaba merhaba !

merhaba ne çok sevdiğim blogum 
merhaba renklerin en sarıları !
merhaba küçük blogumun nacizane okuyucuları.

taptaze geldim :)
çok yeni geldim efendim ama nereden başlayacağımı bilemeden geldimm
blog yazmayı çok çok özleyerek geldim
***
bu yukarı da gördüğünüz makas bizim yüzük makasımız. nişan yüzüklerimizin makası nedense çok sevdim kendisini ben . 
aşağıda gördüğünüz ise nişan çiçeğim.

evet düğüne pek az kala nişan postu hazırladığım için kendimden ve blogumdan utanıyorum efendim.
ama insanın hiç fırsatı olmuyor ki yahu.
bütün evlilik sürecinde hem iş hem güç hem telaşe bütün bu detaylarını bizimle paylaşan bloggerlara ne kadar özeniyorum ne kadar gıpta ediyorum anlatamam :o 


gel gelelim benim bu koşuşturmacalı sürecime
benden ve blogumdan da bileceğiniz üzere bu kız sarıyı pek seven bir kız efendim.
bu yüzden nişanda ki bütün detaylarım için seçtiğim tüm renkler sarıydı .
nişan kıyafetim , nişanlımın pek sevimli papyonu, masa süslemeleri , peçeteler , sandalye tülleri ,
etiketlerimiz ,
nişan bohçası için gelenlere verdiğimiz lavanta kesesi detayları,
nişan davetiyemiz...
hepsi ve daha fazlası sarıya uyarlandı 
tıpkı hayallerimde ki gibi kır havası ferah mı ferah taptaze bir nişan olacaktı
ama aksilik bu ya olmadı...

haziran ayında yağmurdan çektiğimi başka kimseden çekmedim
bizde 'tencerenin dibini sıyırırsan düğününde kar yağar'' derlermiş
bizim damat da nişanlın güzel olur diye tencerenin dibini sıyıranlardanmış !

neyse velhasılı tencerenin dibi sıyrılmış ve bizim nişanımızda yağmurlar yağmış
onlar erememiş muradına bizde çıkmayıverelim kerevetine.


 hazırladığım yada hazırlamak isteğim her hayal her detay için kendime ve bana destek olan herkese yanımda olan arkadaşlarıma ve olamayanlara da burdan teşekkürümü borç bilirim. herşey bi yana da 'nişana ne gerek var ya diyip hiiç destek vermeyen ama koşuşturma boyunca yanımda olan adama da şükranlarımı iletiyim de ayıp olmasın ;p

şaka bi yana kafamdaki nişanı yapamadım pek sevgili okuyucu. bir kez daha anladım ki hayat hiç de senin planladığın düşlediğin gibi gitmiyor. olmayınca olmuyor. bi kere daha ciğerlerine o biraz yakıcı havayı çekip diyorsun ki 
'' nasipten öte yol yok Büşra '' nasipten öte yol yok.

 şimidilik huzurlarınızdan ayrılıyorum efkar bastı :P

bir daha ki postumda nişanımıza dair küçük minik detaylarımla tekrar geleceğim.
veda ederken size bıraktığım dip fotoğrafım ise nişan hatırası nacizane hediyelerimiz,
en ufak kurdelesine kadar el emeğimiz <3

nişanda dağıttığımız bu küçük çiçeklerle alakalı öyle güzel geri dönüşler aldım ki çok acayip gaza geldim.

iş hayatında kariyer delisi gibi onu da yapıcam bunu da yapıcam diye gözü dönmüş bir iç mimar olarak bu işe de el atıp ''büşranın hatıra çiçekleri'' diye bir atolye kuracağım ve sipariş üzerine sözlerinize nişanlarınıza nikahlarınıza bunlardan yapacağım efendim :)

detaylarım pek yakında.. bu kıza az destek olunuz sevgiyle kalınız :*

esenlikler dilerimm...




28 Nisan 2014 Pazartesi

#1hastalik....



blog dünyası ile ilk tanıştığım zamanlarda beni en çok etkileyen samimiyetti.
insan neyi yazar ki
neyi paylaşmak ister
nedir anlatmaya çalıştığı.
acısını tatlısını sevincini hüzünü
kimi zaman sessizliğini
kimi zaman çaresizliğini
öfkesini
kabuslarını
hırslarını
kimisinde en duygusal anlarını.

burada insan birçok kişiyle tanışıyor. bir çok kişinin sevincine ortak oluyor. birçoğunun hazırladığı enterasan postlarda ekran başında gülmekten kırılıyor. kimi zaman insanların neler yapabildiklerine şaşırıyor. bende yapabilirim düşlerine kapılıyor.
Kimi ise yazdıklarıyla , paylaştıklarıyla klavyesinin başına geçtiğinde, belki birçoğumuzu ağlatıyor.

işte benim dayanamadığım bir blog var ki gerçekten her yayınladığı her postta insanı amansız duygulara boğuyor.
öyle ki bazen dayanamıyorum yaşadıklarına. 
o bir anne .
ardında onu cok seven bir eşi ve çocukları olan bir anne. 
bilinçli bir anne. ve malesef ki ülkemizde ve dünyada çok yakınen bildiğimiz duydugumuz gördüğümüz  ve birçoğumuzun yaşama riskinin epey yüksek olduğu bir mücadele içinde.
kanser.
kendisi daha 21 haftalık hamile iken meme kanseri ile yüzleşiyor.
karşı karşıya kaldığı durumu kelimelerle tarif etmek imkansız ve elbet anlamsız.
yaşamadan bilmiyoruz
yaşanıyor ama farketmiyoruz

şimdi onun bütün yaşadıklarını en ince ayrıntısıyla bütün detayları aktardığı bir blogu var.
instagram hesabı var.
var ki bilinçlenelim.
başlattığı kampanyalar, duyurmaya çalıştığı sesi var.
ve ona destek çıkan yanında olan takipçileri.
#1hastalik3melek

teknolojinin tıbbın iletişimin bu kadar geliştiği ve gelişmeye de hızla devam ettiği bu zamanımızda
çok daha yetişkin çok daha bilinçli çok daha bilgili ve farkındalığı kuvvetli kişiler olmak ve öyle çocuklar
öyle nesiller yetiştirmek zorundayız.
bilmek bildirmek destek olmak hepimizin borcu.
hastalıkta ve sağlıkta.

''erken teşhis hayat kurtarır,
moral seni hayatta tutar,

Bunu atlatan bu şavaştan galip çıkan bir çok kadın gibi bende Nuray hanımın ve birçoğunun bu mücadeleden sağlıkla çıkacağına inanıyorum. Rabbim yardımcısı olsun.

'' kanserden korkma, geç kalmaktan kork! - bu hastalık başınıza çorap örmeden kontrollerinizi yaptırın!''


zira öteki türlüsü çok can yakıyor. tıpkı canımın canından bir parçasını hiç tanıyamayışım gibi....

#1hastalik3melek









15 Nisan 2014 Salı

çiçeğiydi çikolatasıydı ; kahvesiydi şerbetiydi,,




uzun mu uzun up uzun bir post ile karşınızdayım.
Nasıl bir hayat koşuşturmacası telaşesi içine düştüm anlatamam
Hani 2014 bana güzel geldi demiştim ya
yine tüm hızıyla devam ediyor işte.
güzelliklerine de getirdiklerine de şükrediyorum..
:*


Geçende bi yazımda bi olayın girişinden bahsedip devamını getirememiştim ya -- burada :) İşte şimdi başlıyorum onu anlatmaya :)

Efendim bu olay bi yüzük operasyonudur. 
Bu tip olaylarda genelde bi kız tarafı bi erkek tarafı olur.
Perşembe akşamından kız istenir, o haftanın pazarında veya bir sonra ki perşembe söz merasimi olur. Bizde kız almak aslında epey zordur, hem her işi ağırdan almayı seven , hemde nazlı mı nazlı bi milletiz Burdur halkı olarak. erkek tarafı önce bi tanışmaya gelir. Sonra bi niyet belli edilir. Sonra kız istemeye gelinir. Sonra ek kahvesi içilmeye gelinir. En son kız verilir ve o gün söz kesilir.
 ama bende hepsi hemencik bi günde olup bitti. dejenere olmuşuz demekki.


İlk önce bugünün sabahından başlayacak olursak,

erkenlerden uyandık Burdurdan İstanbuldan akrabalarımız sabah erkenden gelmeye başladılar . Biz o günün menüsü için geleneksel 'baklava sarma su böreği' üçlüsünü liste başına yazdık. Akabinde kurabiyeler cupcake'ler tahinli muzlu krep rulosu diye liste devam etti.
bu liste devam ederken söz sabahı gelen bütün gelinlerimiz elleri dolu dolu ikramlarla geldi <3
hala düşündükçe duygulanıyorum. Bizde gelinler sevilirde o gün hepsini apayrı bi sevdim :*


sonracığıma sözlenecek olmama hala inanamayan komşularımız koşup geldiler çeşit çeşit ikramlar getirdiler.
velhasılı kelam gün pek güzel başladı hazırlıklar telaşeler derken birden akşam oluverdi.
akşam üzeri yemek için evimize yakın bir restoranla anlaştık. ev ahalisi olarak gruplara bölündük parça parça yemeğini yiyip gelen giyinip kuşanmaya başladı :)
***

Bugün aile büyüklerimizin hepsi dedelerim amcalarım yanımdaydı . Daha önce de şuradaki yazımda  dedemin rahatsızlığından bahsetmiştim. işte o sebeple  maalesef odasından çıkamadı..
 beni önce annemin babası olan dedeciğimden istemişler . ay o da hemen vermiş. ilk göz ağrısıyım ben ya ilk torunum! bi taneyim! 22yılımı onlara adadım hemen verilir mi ya insan derki bugün gidin yarın gelin yarın gidin ertesi gün bir daha gelin. gelin gidin gelin gidin. :D erkek tarafımızda kız istemeye o kadar kalabalık gelip bizi memnun etmişlerdi ki dedemler de yormak istememişmişlermiş.
kabul etmiyorum dedeciğim sizi affetmiciimm.
Uzun lafın kısası bizden 30 küsür kişi onlardan 30 küsür kişi derken 60 kişiyi aşkın misafirimiz olunca erkekler ve bayanlar olarak iki salona dağıldık. Bu sebeple ben beni istediklerine şahit olamadım. Dedeminde beni nasıl verdiğini göremedim haliyle ben olsam veremezdi belki :P
şaka şaka bıkmışlar benden. -.-
neyse bi dedemden aldılar diğer dedem vermez belki ümidi ile onun yanına çıktık. sadece büyükler ve biz.
oyy ellerinden öperim nasıl zor bi durum onun durumu. neyse sadede geleyim o da verdi beni . beni beni bihterini.



***
ve neticede
...geldik kahvelere..

bu aşamada aklımda milyon tane korku vardı ama en büyük bir tane  korkum vardı ki  hala atlattığımı düşündükçe şükrederim:)

acaba hangi büyükten başlasam
allahım nolur düşmeden dağıtabileyim
dur sağdakinden başlıyım ben ya
allahım nolur düşmeden dağıtabileyim
ama şurada bi dedemiz var en büyük o sanırım
allahım nolur düşmeden dağıtabileyim
amaan yanlış kişiden başlasam da olur nolcak
allahım nolur düşmeden dağıtabileyim
dedemizden başlasam sağa doğru devam etsem arkamda bi kaç büyük daha kalacak
sola devam etsem orda da vardı büyükler sanki
hay allah allahım inşallah düşmem ya.

en nihayetinde görev başarıyla tamamlandı!
mission completed!

***-***

Bu aşağıda görmüş olduklarımız ise Söz Hediyelerimiz :)

eskiden sözlerde dağıtılması adet olan söz mendilerimize ismimizin başharflerini işlettik . Erkek için genelde çorap dağıtabiliyor bizde yine anısı kalsın diye damatlıklı anahtarlıkları tercih ettik . Söz kurabiyeleri de artık vazgeçilmezler arasında :) üzerinde ismimizin yazdığı sade ve zarif kurabiyeleri de tam istediğim gibi yapan derya ablacığıma da hem kurabiyeler hemde söz sabahı gelip her işin ucundan tuttuğu için milyon kez teşekkür ederimm :*


ay ne çok konuştum birazda sizleri artık fotoğraflarla başbaşa birakmadan önce son söyleyeceklerimide söyleyeyim ; söz mendil etiketlerimizi çiftli yaptık etiketin altından çıkan kağıtlara da o gününde önemine binaen dualar yazdık. okundukça amin denilsin diye.. Veeee tabi ki gelelim gecemizin en güzel detayınaaa <3

Söz çiçeklerim ve çikolatalarım çiçeğimin vazosu ya çikolatalarımın gondolları hepsine ayrı ayrı mest oldummm aşık oldum <3 şimdi sizi onlarla başbaşa bırakıyorummm :*












Birde Osmanlı zamanında söz kız isteme gibi olaylarda kahvelerden ve yüzüklerden sonra şerbet dağıtılırmış.
Söz şerbeti
Gül reçeli ile yapılan bir tarif bu. O akşamda öyle iyi geldi ki serin serin.
ağzımızın tadı hiç bozulmasın diye bizde söz şerbeti adetlerine uyduk 
kadehlerimizi de gecemize uygun bir şekilde süsledik :)




Sonra yine ilk göz ağrımız ilk gelinlerimizden yengeciğim ve amcacığım  o akşam için o da bana sürpriz olsun diye bize özel söz kurabiyeleri hazırlatmış. onun benden benimde ondan haberim yoktu :) bana çok şık bir sürpriz oldu.


çikolatalarımda çok sevimli değil mi :) :* onlarda buradann ---> mine'nin dünyası







herkes ermiş muradına biz çıkalım kerevetine .. daha yazılacak çizilecek söylenecek öyle çok şey var ki
o kadar çok konum
o kadar çok cevabım
o kadar çok anlatmak istediğim
bağırmak istediğim
susmak istediğim
şeyler var ki

Hayat kısa her şeyin her yaşın her anın tadını çıkarmak lazım. 
Hazır tozpembeyken herşey inşallah hep öyle kalır.

ama hayat tozpembe değilmiş herkes öyle diyor bakalım inşallah sarı olur :D
sarıyı severim
sarı olsun sarı



bu postunda sonuna geldim nihayetinde :) o kadar geç yazdım şu yazıyı öyle ki yarına nişan kıyafeti provam var :D inşallah bi 3 yıl kadar sonra da onun detaylarını yazarım hanımefendilerim beyfendilerim
blogseverlerim


hepinize esenlikler diler dualarınızı beklerim :*





13 Mart 2014 Perşembe

bu kızı hiç böyle görmediniz ! :)

inanır mısınız bilmem ama geçenlerde başımdan bi olay geçti. çok ilginçti  çok tuhaftı çok garipti.

ben bi adamla tanıştım ,
hayalleri umutları olan bi adamla
sonra bi baktım bende umutlanıyorum..
sonracığıma birsürü planlarım vardı baktım hepsi bir bir yıkılıyor
ben yıkılmamış mıydım yahu yıkılacağım kadar
yıkılmamışım demekki
yıkılmadım ayaktayım!


 derken gel zaman git zaman aaa bi baktım bişeyler oluvermiş . hatta olmuş bitmiş :)


çok güzel anlattım bütün olayı işte.



işte bu tuhaf ama gerçek olayın detaylarını dedikodularını sizde merak ediyorsanız :)
!! çok yakında bu blogda sizlerle !! 



 şimdilik bu minnoş detaylarımla keyifli ipuçlarımla sizi başbaşa bırakıyor
umut , sağlık ve esenlikler diliyorumm :*
XOXO
(şımardım ay)

8 Şubat 2014 Cumartesi

bunlar birtakım uydurma laflar



hadi beni yine sev / beni deli deli sev / beni yine yeni yine yeni yine yeni....
yeni yıl // yeni yıl // seeevvvv....
seeeööövv....



Merhabalarr efendimm , efendilerr hanımefendiler beyfendiler :)

şu an hayatın bambaşka boyutuyla karşı karşıya bir haldeyim . toz pembe olduğu söylenilen bana göre uçuk mavi sandığım hayatın aslında nasılda koyu ve mat ve cansız ve solgun ve iç karartıcı olduğunu şu gencecik yaşımda öğrenmiş oldum :) bari sarı olsaydın yaşam şartları..

2014 ! bu  post tamamen sana!  
arkadaşım yeni yıla girdiğimiz günden beri yazacağım yazacağım yazamadım. çok bişey de değil yani
bi hoşgeldin yazacaktım, bide bloggerla neş'e bulmuş eşrafın yeni yılını kutlayıvermekti tek isteyim
kaç dakikamı alırdı ki sanki
bana hiç bitmesin dediğim öyle bi yoğunluk verdin ki
post hazırlayacak vakitlerimi de aldın gittin.

ama iyi ki geldin. çünkü çok güzel geldin şahane geldin misler gibi geldin
mutluluk getirdin başarı getirdin huzur getirdin
tatlı tatlı telaşlar getirdin 
aş getirdin iş getirdin 
bana kendimi deneme şansı verdin ve aslında ne olmak nerde olmak istediğimi gösterdin
hayatıma rengarenk sayfalar açtın
2012yiii 2013 ü de sildin götürdün
arkandan çok atılıp tutuldu belki ama bana sanki uğurlu geldin :)

yalnız tam ressam olmak üzereydim ,, iki fırça darbesi keyfim vardı kii ,,onu bana çok gördün. 
neyse epey yol katetmiştim ama devamını da bi ara getiririm inşallah.

vellhasılı kelam ; laf uzun söz çok , muhabbet bol , lakin vakit yok.
ama bundan gayri çok daha şahane postlarla geleceğim ''36buçukayakkabınumaralıkız'' a

çünkü elimde üstüne epey düşünülmüş , çekimleri pek keyifle yapılmış , hazırlanıp sunulmayı bekleyen konularım var.

özellikle bundan sonra STK sivil toplum kuruluşlarına , sosyal topluluklara kültürel faaliyetlere 
ve dahası bu ve bu gibi vakıflarda derneklerde örgütlerde 
neler olup bittiğine ve bizim bunlarda rol almamızın faydalarına, gerekliliğine 
değinmek boynumun borcudur. ve yine aynı şekilde acayip sosyal bilinci zirve yapmış bloggerlar keşfedip hayranlıkla okuduğum gibi kendi minnoş blogumda da reklamlarını yapmaya and içerim.


Varlığım Türk Varlığına Armağan Olsun!

küçüklerimin gözlerinden 
büyüklerimin ellerinden
akranlarımın yanaklarından
öper,,
esenlikler dilerimm..

bebeklerim için ''iyi ki''lerim.. #vol1

    başlık sanki biraz romantik oldu ama konu aslında pek öyle sayılmaz :) bebeklerim zaten benim         iyikilerim de ben burada onlar...