4 Haziran 2016 Cumartesi

doğum bohçası...


geri sayımlar ...
son günlerimizi beklerken nihayet hastane çantamızı da tamamlayabildik :) 
bir aferin daha bize !
hastane çantamız biraz bohça işine dönüştü ama olsun bir şeylere özenmek etrafındakilerin senden daha çok özendiğini görmek nasıl güzel 
hatta ben aman ya  ben sağ salim adamlarımı elime alayım evimize geleyim başka da bir şey istemem derken, onda da gözüm yok bunda da gözüm yok diye sızlanırken , ve de kıvrım kıvrım kıvranırken , suratsız ve gergin dolanırken , her şeyi  birbirinden  güzel dört dörtlük tamamlayan
kayınvalidemin
annemin
görümcelerimin
kızkardeşlerimin
babalarımın
ve tabiki bu kadar uyuzlanıp duran , hiç bir şeyden memnun olmayan, sürekli çemkirik yediği karısına böyle güzel tahammül edebilen
adamın
eşimin canımın ciğerimin
hakkını kesinlikle ne yapsam ödeyemem


***

sanırım artık her şey tamam bir tek onlar eksik...  içimde sıkışık şeyler :) 
ilerde cicili bicili keselere koyduğumuz hastane çıkışlarını gördüklerinde inşallah  bunlar ne be demezler :) ama ikiz bebekleri olanlar için en önemli şeylerden biri bence bu paketleme işi her birinin battaniyesinden çorabına zıbınını eldivenini şapkasını ayırıp ayırıp 3 er tane ayrı takım yaptık birer de yedek  tulum koyduk oldu bize toplam da 8 adet bebek kıyafeti :) 




fotoğraflarda gördüğünüz gri saten takım kayınvalideciğimin sabahlık hediyesi
gri düz bir sabahlığın üzerine dantel almış bize de dikmek düştü :) aslında kendisi diktirip verecekmiş ama ben doğum telaşıyla hastaneye yattığım için herkesi biraz paniğe soktum sanırım ..
bir önce ki postta karalamıştım şuracıkta..
sonrasında annemde gidip aynı dantelden alıp gri bir pike takımı diktirmiş hastane odası için <3
iki küçük beyaz süslü ve işli kesenin içinde hemşirelere verilecek ilk hastane çıkışlarımız var
pembe kesenin içinde de benimkiler
büyük beyaz bohçamızda da yedek takımlarımız var ...


söz bohçasında nişan bohçasında damat bohçasında olduğu gibi hastane bohçamızda da internet sağolsun bir çok liste kurcalamıştım  size de kolaylık olsun diye bir liste de ben veriyorum :)

benim çantam da olanlar ;

1 gecelik
1 pijama takımı
1 sabahlık  
2 çorap ve hastane terliği şiş ayaklarımıza göre 
rahat şallarımızdan tülbentlerimizden 
ben aslında bone şal alcaktım da alamadım :) 
sonraa
emzirme sütyeni hamile çamaşırı ve atlet


bebeklerimize
2 şer adet tam takım hastane çıkışı koydum ben 
2 şer tulumlu takım ve zıbınları
bebek bezleri
alt silme pamuğu ve ıslak mendil
birde boş fısfıslı bir şişeye zeytin yağı koyduk sonrasında bebekleri güzelcene yağlamak için
ağız mendilleri



ve tabi ki madam coco'cum makyaj ve bakım çantamız

tokalarımız tarağımız
el sabunu
diş fırçaları refakatçılarımızı da düşünelim 
macun
yüz temizleme pamuğu ve kremi
göğüs pedleri
vücut havlusu
el havlusu 
şampuan 
 2 de oje koymuşum :)

bir de ameliyat için zorla çıkartmaya çalıştıkları takılarımı şimdiden bir kutuya koydum , doğumdan çıkar çıkmaz takacağım . hıh! 

şimdi onlar düşünsün! bende esenlikler dileyeyim... :*




1 Haziran 2016 Çarşamba

36 buçuklarım olmuştu 39 !



sonra bambaşka bir dünyanın bambaşka bir ruhaniyetin içinde buluvermiştim kendimi
ne yazacağımı ne söyleyeceğimi bilemeden oturmuştum blogumun başına
dünyanın en muhteşem olayını anlatacaktım sizlere
ya da 
en korkulu rüyalarımı


en dengesiz zamanlarımdayım düşünün işte.
bazen kendini dünyadaki en güçlü insan zannetmek ama en güçlü en korkusuz
bazen de hiç bir şeye yetemediğini bilmek , acziyet.


annelik ...

bu nasıl bir duygu  nasıl bir lütuf nasıl bir nimet allahım gözlerimi her kapadığımı defalarca ve defalarca şükretmek, , allahım sen isteyene de ver  istemeyenlere de ver demek ,
ne güzel bir tat.
damağımda
içimin taa derinlerinde <3


ben buraları kararlarken son günlerimi sayıyorum sanırım , birazcık yatağıma bağımlı kaldım şu sıralar . erken doğum tehditleriyle annelerini korkutan iki ciğerpare adamımı içimde tutmaya çalışıyorum.ilaçlar bişeyler nazlı ve kıymetli tatlı canım öylece yatıp günümüzü haftalarımızı doldurmaya uğraşıyoruz , e yazmak da en iyi ilaçlardan biri olduğu için azcık kenarından bloguma ugriyim didim ^.^   zormuş bu işler vesselam hele beklemesi zaman doldurmaya çalışmak . içinde tutmaya uğraşmak ikiz annelerinin en zor imtihanı sanırım ; ' dayanabildiğin kadar dayanmak.' 
bunu duyduğumda ne kadar da garibime gitmişti , ne yani sanki doğurmak bizim elimizde mi ay hadi alıverin diye biz mi karar veriyoruz sanki demiştim. şimdi o dayanma sınırları içerisinde gidip geliyorum işte , artık alalım diye ağlıyorum bir yandan da daha onlar çok küçük azıcık daha sabretmeliyim diye kendime gaz veriyorum . 

bu gün 34+3 
33. haftamda başlayan sancılarımla doktora gidip doğumumun başlamasıyla hastaneye yatmıştım. benim tatlı canımdan hamileliğim boyunca iğne korkum yüzünden doktorcuğuma yalvar yakar sadece 2 kez kan alınmıştı, başka da ne aşı oldum ne bişey ^.^ mis :)  taa ki o güne kadar , küçük adamcıklarım içimde dursun akciğerleri gelişsin sancılarım hafiflesin diye yemediğim iğne serum ilaç kalmadı -.-   hastane zaten kesinlikle tahammul dahi edemediğim bir ortam , bir sürü hemşireler bişeyler .. aklımda olan tek şeyse koluma açtıkları damar yolu ve  daha hazır olmayan hastane çantamdı. yoksa ben zaten bi yandan ağlayıp zırlayıp bi yandan  daha doğurmıcam ben , beni evime gönderin diye ortalığı yıkıyordum . aman koca kız olmuş karnında da bebeleriyle iki iğneden korkuyo diye kın kın beni kınayanlar da hiiiç umurum olmadı açıkçası , zaten gözümde herşey mahşer yeri gibiydi ,  doktorum bi yandan ameliyat elbisesi getirmiş bi yandan şu kızın geceliklerini getirin diyor  bebeklerin eşyaları hazırdı dimi diyor, bi yandan annem takılarımı çıkartmak için uğraşiyor bi yandan küçük görümcemcim elinde liste çantaya ne koyup ne getiriyim diye soruyor ,hangi terliği getireyim diyor , daha hiç bir terliğim ayağıma olmuyorki 36 dan 39 u bulan şişko ayaklarıma hangi terliği getirsin ki ...  biri kanımı almak için uğraşıyor biri nst ye bağlamaya uğraşıyor  biri dil altından ilaç sıkıyor . olaylar olarlar , bende fırsat buldukça canım eşime çemkiriyorum 'niye getirin beni buraya evimize götür beni ben sana gelmeyelim demiştim' diye ... 



velhasılı benim dediğim oldu doğurmadan evcağızıma geri geldim , hastane kıyafeti de giymedim evden gecelikte getirtmedim takılarımı da çıkarttırmadım ! hayır efendım bebeklerimin kıyafetleri de daha hazır değildi ! hıh ! çünkü elim hiç premature kıyafetlere gitmemişti , minicikti onlar çok küçüktü , tutamazdım ki...   
ama siz siz olun öyle yapmayın gerçekten her duruma hazır olmak gerek hem psikolojik olarak hem hastane çantası olarak :)  

esenlikler dilerim <3













bebeklerim için ''iyi ki''lerim.. #vol1

    başlık sanki biraz romantik oldu ama konu aslında pek öyle sayılmaz :) bebeklerim zaten benim         iyikilerim de ben burada onlar...