7 Şubat 2017 Salı

üzüldüğüm bir takım şeyler


 bu fototğrafı görünce mutsuzluğum aklıma geldi ve tabi yazasım.
allah başka dert keder vermesin ama hamilelikle annelikle gelen güzel şeylerin götürdükleriyle nasıl da savaşmışım a dostlar ,, 5 tüp lierac krem 2 tüp lierac jel bitirdim ama nafile
ikiz anneliği oh ne ala memleket tabi herkes ikiz istiyordu hani ay ikisi bi arada çıkıverip elime geliyordu , bi taşla iki kuştu.. evet öyle gerçekten
ama bu da can bu da beden.
görünenlerin arka yüzü hiç de öyle olmadı
şuracıkta ki postum da ne de güzel hazırlamışım doğum çantamı ---> doğum bohçası

hiç birini ama hiç birini kullanmadım desem yeridir sevgili arkadaşlarım
çünkü çok kötüydüm çünkü sezeryan çünkü karnım çok acıyordu çünkü bir daha asla ve asla eskisi gibi olamayacağımı anlamıştım hatta bi ara yürüyemeceğimi falan bile düşünmedim değil.

ben ki iğneden ameliyattan hastaneden çılgınlar gibi korkan biri
ben ki 33 haftamda doğurmayacağım diye ağlayan kişi
o gün dedim ki buraya kadar neredeyse patlamak üzere olan karnımla yatakta sağımdan soluma dönemez olup ayaklarımın üzerinde duramadığımı farkedince doktorumu aradık
aslında bunu farketmek çok zor olmadı . yaşadığım ızdıraplar sancılar acılar ohooo daha neler neler
ama annelik işte karnımda ne kadar kalırlarsa o kadar iyiydi ve bende dayanabildiğim yere kadar dayandım . ikiz anneleri için işte süreç bu şekilde ilerliyor sevgili hanımlar , olası erken doğum riski çok yüksek , diyelim ki erken doğum olmadı bu sefer top sizde siz tamam dediğinizde doktor ay yok biraz daha duruver falan demiyor yani . ikizlerin normal doğması gereken vakit 37 hafta civarları
benimkiler 33 de gelmeye bi çabaladılar yok dedim 35. haftamda ben pes ettim. 2 hafta da 600 gr daha almış oldular ve biri 2500 diğeri 2300 olarak yanağıma kondular..

beni epidural yapmadan önce azıcık uyutur gibi yapmışlar o bölümleri çok net hatırlayamıyorum , ama bebeklerim o ortalığı yıkan cıyak cıyak seslerini duyduğum gibi ayıldım , ayıldığım gibi de benden nasıl çıktı bunlar diye düşünmeden edemedim , hher yerleri ayrı oynuyordu elleri kolları parmakları hem ciyaklıyor hem tepiniyorlardı , o güzelim  yeşilin en iğrenç tonu olan ameliyat odası birden pespembe ardından masmavi oluvermişti ...

eşim ve ikizlerim yanımdan ayrılıp benden önce odaya alınmışlardı, bende peşlerinden hülyalı hülyalı aman da ne güzel işmiş bu sezeryan yahu diyerek mutlu mesut odama gelmiştim ama bir de ne göreyim hani benim o güzel dantelli yatak örtülerim hani bir takım süsler ... geceliklerim sabahlıklarım takılarım tokalarım .. derken acı gerçekle yüzleştim ve epidural etkisini yitirmeye başladı ağrılar bir yandan bebekler diğer yandan emzirme hırsı öteki yandan, gelip gidenler dört bir yandan ve ben yattığım o yataktan iki gün boyunca kalkmadım. bilirsiniz hemen bi kaç saat sonrasında yürümeniz gerekir , yürümedim kalkmadım hatta oturur pozisyona bile geçmedim , çünkü acım çoktu çünkü canım çok tatlıydı , canım canım <3

daha sonradan öğrendim ki o kadar acının sebebi aslında dikişler değildi , yazdıklarıma bu kadar sabreden değerli okuyucum , sebebi ikizlerden kaynaklı karnımın çok fazla büyümesi ve iç rahimde oluşan yırtıklardı.. içim yanıyordu ve şuram çok acıyor dediğim yer dikişlerimin olduğu yer değildi..
ayağa kalktığımda sanki içimde ne var ne yok aşağıya dökülecek gibiydi hatta akciğerim bile aşağıya doğru çekiliyordu ve nefes alamıyordum ..
beni okuyan annelere nacizane tavsiyem mi desem ya da yine de siz bilirsiniz ama bence korse kullanın . annem karnımı çarşafla sımsıkı sarana kadar ben rahat yürüyemedim , bu da hemen hemen 5 gün e takabül ediyor ondan sonrasında korse kullanmaya başladım hem de ağlaya ağlaya ,
ama başka türlü de yattığım yerden kalkamadım a dostlar , herkes kalkıp yürümem gerektiğini söyledi ama ben ağlaya ağlaya hepsini reddettim yalvardım beni kaldırmayın diye , bi tek görümcemin kayınvalidesine nazım geçmedi de neyse oralara girmeyeyim ... bakın 8. ayımız bitti ve ben çok güzel yürüyorum hıh! hamilelik kiloma 4.ayımda geri döndüm ve karnım toplandı . geçmeyecek sandığım o günler geçti , o yüzden yeni doğum yapanlara ve yapacaklara hep söylediğim şey şudur : ge çe cek. :)

esen kalın..






'hiç bir şey' anlatamadığım bir post



ben bu satırları yazarken acaba kaç kez klavye başından kalkacağım hatta klavyemin başına oturabilecek miyim  bilemiyorum ama en azından bilgisayarımı açabildim bloguma girebildim bu da bişey -.-
40 gün sonra...
evet bırakın klavye başından kalkmayı toptan bilgisayarın başından kalktım hatta evden gittim bi ay boyunca da gelmedim
sonra tekrar geldim tekrar gittim yılbaşı geldi geçti yarı yıl tatili oldu annemler geldiler gittiler...
derken saat 10 sularıylı bebeklerimi uyuttum , soğumayı bekleyen kaynar süte küçük serçe parmağımı batırdım ve gururla mayaladım inşallah sabaha yoğurt olursun sevimli sey diyerek onun adına dua ettim ve oradan uzaklaştım , laptop u kaptığım gibi yatağıma uzandım ve o sütlü küçük serçe parmağımı bu kez de klavyeyle buluşturdum ..
...
her ay ikizlerimle yaşadığım olayları satırlara dökeyim derken 8 aylık olmuşuz bile, şu an bu post'a eklediğim fotoğraftaki ayakkabılara bakıyorum da hayret ediyorum , sonra bakmaya devam ediyorum  ve bakıyorum epey bi müddet yazmak istiyor ama hala boş boş bakıyorum ve diyorum keşke şu postuma bi başlık atsaymışım da neyden bahsedeceğimi bari hatırlasaymışım...

rabbim her isteyene hatta istemeyene de evlat kokusunu tattırsın , onları kucağıma aldığım (yanağıma) anda ki mutluluğu tarif etmeye ne benim dilim ne kelimelerin gücü yeter hatta o an'a mutluluk demek bile ne kadar da küçük birşey...

küçük eller
küçücük ayak parmakları
o burunları
yok denecek ağızları
mis kokan ağızları..

....

bebeklerim için ''iyi ki''lerim.. #vol1

    başlık sanki biraz romantik oldu ama konu aslında pek öyle sayılmaz :) bebeklerim zaten benim         iyikilerim de ben burada onlar...